09-04-2007, 07:28 PM
Bel Fitigi ve Korunma Yollari..
--------------------------------------------------------------------------------
Önsöz
Hiç süphe yok ki, "Insanin hayirlisi insanlara faydasi dokunandir" düsturunu bizzat hayata geçirerek mesleki yasantilarini devam ettiren sahislarin basinda doktorlar gelmektedir. Fakat doktorlar, özellikle de cerrahlar yogun ameliyat temposu ve günlük mesleki pratik esnasinda çok sik yazi yazma firsati bulamamaktadirlar.
Senelerdir hastalarimin bana sikça yönelttikleri sorulara cevap teskil edecek tarzda bir kitatapçik yazmak icin vakit kolladim durdum, fakat bir türlü bulamadim. Nihayet anladim ki zaman hizla akip gidiyor ve bu is vakit kollamakla olmayacak, hastalarimdan ve aile yasantimdan arta kalan küçük zaman dilimlerinde kalemi elime aldim, mesleki hayatimdan elde ettigim basit fakat insanlara faydali olacagini düsündügüm tecrübeleri kâgida döktüm. Ortaya bu küçük kitapçik çikti. Burada gaye öncelikle halkimizin yararlanacagi pratik bilgileri kendilerine sunmak oldugundan kati bir akademik takdim ve Latince kelimeler yerine sade ve sekillerle desteklenen, anlasilmasi kolay bir üslubu tercih ettik.
Harvard Tip Okulu'nun duvarinda bulunan mermer levha üzerinde de belirtildigi gibi "Omür kisa, ilim-sanat uzundur." Gercekten de hem ilim ve hem de bir sanat olan Tibbin içinde aktif olarak görev yapan bir kisi olarak, insanlik ve bilim tarilii ile kiyaslan diginda çok kisa kalan hayatimizda iyi seyler ortaya koymamiz gerektigine inaniyorum.
Bu vesileyle yetismemde emegi geçen herkese, özellikle de asistanlik yillarimda iIk cerrahi nosyonumu kendisinden aldigim degerli hocam Prof. Dr. Aydin PASAOGLU'na ve sonraki yillarda cerrahi anlayisima önemli katkilarda bulunan Harvard Tip Okulu'nun profesörlerinden N.T.ZERVAS, R.G. OJEMANN, C.SOGILVY ve L.F.BORGES'e tesekkür etmek isterim.
Hacmi küçük fakat insanlara faydasinin muhtemelen büyük olacagini tahmin ettigim bu kitabimi mesleki yasantimda manevi destegini devamli arkamda hissettigim degerli esim Zeynep Sema Hanim ile çocuklanm Saliha Elif, Fatma Esra, Abdullah Emir ve Fatih Selim'e armagan ediyorum.
Doç. Dr. Ahmet YILDIZHAN, Nörosirürji Uzmani, 17.09.1997
Giris
Saglik bir insanin sahip olabilecegi en önemli ikinci nimettir. Bel sagliginin ise genel saglik kavrami içersinde özel bir konumu vardir. Günlük hekimlik pratigimiz esnasinda bel fitigina yakalanmis binlerce hasta ile karsilasmaktayiz. Bunlarin bir kisminda agri belde iken diger bir kisminda bacak agrisi ön plana çikmaktadir. Bu hastalar bazen haftalar hatta aylarca yataga bagli kalmakta, is hayatlari altüst olmakta, aile ve sosyal yasantilari da bu olaydan ciddi sekilde etkilenebilmektedir.
Amerika Birlesik Devletleri'nde bu konu da yapilan ciddi arastirmalar, bel rahatsizligi nedeniyle is günü ve is gücü kayiplarinin ülke ekonomisine getirdigi yükün çok yüksek oranda oldugunu göstermektedir. Türkiye'de de bel rahatsizliginin faturasi ülke bazinda mutlaka büyük olmaktadir.
Bel fitigi bazen çok agrili seyredebilmektedir. Bazi hastalarda agri o kadar siddetli olmaktadir ki, karsimiza geldiginde "N'olur doktor bey su bacagimi kes de bu agridan kurtulayim" diyen hastalar vardir.
Diger taraftan insanlarimiz hastaliklari konusunda genellikle bilinçsiz davranmaktadirlar. Konunun uzmani doktorlara müracaat etmek yerine kulaktan dolma bilgilere da yanan rastgele birtakim yöntemlere basvurmakta, hatta kendine zarar bile verebilmektedirler. Karsimiza geldiginde belini birtakim maddelerle tamamen yaktirmis veya cildini ciddi sekilde kestirmis insanlar görmekteyiz.
Basit bir tedavi ile iyilesmesi mümkün iken, bilinçsizce yapilan uygulamalar sonucu ameliyatlik hale gelmis hatta daha da kötüsü ameliyata bile yetisemeden felç kalmis hastalar vardir.
Bütün bunlara karsilik günümüzde tip dev adimlarla ilerlemekte, teshis ve tedavi metodlari hizla gelismektedir. Bizlere gecikmeden ulasan hastalarin büyük bir bölümü konservatif tedavi adi verilen cerrahi disi metodlarla iyilesebilmektedir. Az bir kismin da ise ameliyat gerekmektedir. Bu hastalara zamaninda yapilan, uygun ve yeterli bir cerrahi müdahale hastayi ömür boyu rahat ettirebilmektedir.
Bütün bu imkanlara ragmen tabii ki en iyisi hastaliga hiç yakalanmamaktir. Bu nedenle kisi sagliginin kiymetini önceden idrak etmeli, gerekli tedbirler hastaliga yakalanmadan önce alinmalidir. Koruyucu hekimlik üzerinde önemle durulmali, hatta bu bir devlet politikasi haline getirilmelidir.
Bizim ihtisas ve ilgi alanimiz olmasi bakimindan bel sagligi konusunda uzun yillari kapsayan tecrübelerimizi özet halinde insanimiza sunmak üzere bu kitapçigi hazirladik. Bu esnada basit ve halkimizin kolayca anlayabilecegi sade bir dil ve anlatim tarzi kullanmaya gayret ettik. Her biri altin degerin de olan bu ögütleri asagida siraladik. Çünkü hikayesinde bel fitigi veya baska bir nedene bagli bel rahatsizligi bulunan bir hasta operasyon geçirmis veya geçirmemis olsun, günlük hayatinda yapilmasi ve yapilmamasi gereken hareketleri bilmek zorundadir. Bu ögütlerimizi herkes bizzat ögrenmeli ve günlük hayat pratiginde harfiyen riayet etmelidir.
Bel fitigi nedir?
Belimizde 5 adet omur kemigi vardir. Bu kemikler arasinda da disk adi verilen kikirdaklar bulunur. Bel fitigi, beldeki omur kemikleri arasinda bulunan ve adeta bir amortisör gibi görev yapan bu disklerin fitiklasmasi sonucu ortaya çikan bir rahatsizliktir. Fitiklasan yani içerden disariya dogru tasan disk omurilik kanali içinden veya kendisinin arka-yan tarafindan geçmekte olan sinirleri sikistirir ve hastalik böylelikle kendisini belli eder.
Bel fitigi nasil olusur?
Agir bir yükü kaldirmak veya ters bir hareket yapmak gibi pek çok dis faktörün yaninda kisiye ait faktörler de bel fitiginin olusmasinda önemli rol oynarlar. Çünkü öyle insan vardir ki 120 kg kaldirir, hiç birsey olmaz; öylesi de vardir ki 5 kg kaldirir, bel fitigi olur.
Kisiye ait faktörlerin basinda ise omur kemikleri arasinda bulunan ve disk adi verilen kikirdaklardaki dejenerasyon gelir. Bu disklerin ihtiva ettigi su orani çocukluk yaslarindan itibaren yavas yavas azalmaya baslar. Buna disklerdeki beslenme bozuklugu ve mikro seviyedeki degisiklikler ile kimyasal degisiklikler de eslik eder. Disk zamanla elastikiyetini yitirir, artik kuvvet aktarma ve kuvveti çevre dokularda dengeli bir sekilde yayma görevini yapamaz olur. Mikro düzey de bulunan çatlaklar üzerine asiri yük binince veya kisi yanlis bir hareket yaptiginda diskin içindeki yumusak kisim etrafindaki kapsülü kolayca yirtarak disariya dogru çikar ve bel fitigi olusur. Yani zemin hazir olduktan sonra bardagi tasiran son bir damla gerekmektedir ki bu hafif bir cismi kaldirmak ve ya sadece öksürmek de olabilir.
Bazi ailelerin tüm fertlerinde kikirdak yapidaki dejenerasyon nisbeten daha erken yaslarda olmakta, dolayisiyla daha sik ve kolay bel fitigina yakalanmaktadirlar. Oyle aileler vardir ki dedesini, babasini ve çesitli yakin akrabalarini bel fitigindan ameliyat etmisizdir. Yani kikirdak yapidaki dejenerasyonun genetik bir yönünün oldugu da söylenebilir.
Bel fitiginin belirtileri nelerdir?
Bel ve bacak agrisi en belirgin sikayettir. Fakat bazen bel veya bacak agrisindan sadece biri de bulunabilir. Agriyla birlikte bacaklar da uyusma ve hastalik ilerledikçe kuvvet kaybi da görülebilir. Bazen orta hattan omurilik kanalina dogru uzanarak sinirleri sikistiran büyük bel fitiklarinda idrar ve büyük abdestini tutamama veya yapamama gibi bozukluklar ile bacaklarda felce dogru gidis ortaya çikabilir. Hastaligin bu derecede ilerlemesine müsaade edilmemeli, zamaninda müdahale ile uygun bir tedavi gerçeklestirilmelidir. Bel fitiginda, bel ve bacak agrisi yürümekle, is yapmakla ve ayakta kalmakla, öksürmekle artarken sert yatakta yatmakla azalabilir.
Hastaliga yanlis yaklasimlar nelerdir?
Ulkemiz geneli düsünüldügünde maalesef insanlarimizin büyük bir kismi hastaliklari konusunda çok bilinçsiz. Agri içinde kivranirken doktora gitmeyi tercih etmiyor da hiçbir bilimsel temele dayanmayan birtakim yöntemlere basvuruyorlar. Beline bal, incir, balik baglatan hastalardan tutun da, cildini ciddi sekilde kestiren, yaktiran, sülük koyan veya bilinçsizce çektiren hastalara kadar yüzlerce bilim disi uygulamaya sahit olmaktayiz. Halbuki bel fitigi bir çesit degildir ve hastaligin degisik safhalarinda farkli tedavi metodlarini uygulamak gerekmektedir. Neticede basit bir tedavi ile iyilesmesi mümkün iken, bilinçsizce yapilan uygulamalar sonucu ameliyatlik hale gelmis hastalarla sik sik karsilasmaktayiz.
Bu konu ülkemiz insani için önemli bir problemdir. Ancak bu problemin çözümünde basta biz doktorlar olmak üzere herkese önemli görevler düsmektedir. Devletin egitim kurumlari ve medyanin halkin bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi noktasinda daha aktif bir tavir ortaya koymalari gerekir.
Bel f itigindan nasil korunulabilir?
Diger hastaliklarda oldugu gibi bel fitigina da yakalanmamak en iyisidir. Yani tedbirler hastaliga yakalanmadan önce alinmalidir. Kisi hiç bir zaman çok agir bir yükü kaldirmamali, bir yük kaldiracaksa mutlak surette dizlerini kirarak o cismi yerden almali ve o sekilde kaldirrnalidir. Yani belden egilerek kaldirmamalidir. Hiçbir cismi uzanarak almamalidir. Mesela raftan kitap alirken uzanmamalidir. Telefon bile çalsa, uzanarak almamalidir. Daima cisimlere yaklasarak, ara da mesafe birakmaksizin almalidir. Saglikli iken bel ve karin adalelerini güçlendirici egzersizler yapmak yararlidir. Bu konuya asagida 50 tavsiye bölümünde daha açik bir sekilde deginecegiz.
Teshis nasil konur?
Bel ve bacak agrisi ile seyreden hastaliklar çok çesitlidir. Yani bel ve bacak agrisi bulunan her hastaya "mutlaka bel fitigidir" pesin hükmü ile yaklasmamak gerekir. Bel fitigini taklit eden daha pekçok hastalik vardir. Basit bir spor yaralanmasindan romatizmaya, enfeksiyon hastaliklarindan kansere kadar birçok hastalik bel ve/veya bacak agrisiyla seyredebilir. Bu nedenle öncelikle teshisin ne oldugu net olarak ortaya konmalidir. Çünkü tedavide basariya giden yol herseyden önce dogru teshisten geçer. Bunun için de ilgili uzman hekime müracaat etmek gerekir. Hekim hastanin sikayetlerini dinleyecek, muayenesini yapacak ve hastaligiyla ilgili tüm tetkik ve tahlilleri yaptiracaktir.
Düz röntgen filmleri bugün de degerini korumakta olup, ihmal edilmemelidir. Ancak belden igne yapilip içeriye kontrast madde verildikten sonra film çekilmesi teknigi (Myelografi) giderek daha az kullanilmaktadir. Çünkü günümüzde görüntüleme teknik leri çok ilerlemis ve artik hastanin belinden igne yapilmasina gerek kalmayacak seviyeye gelmistir. Aslinda son yirmi yil içerisinde kullanim alanina giren noniyonik kontrast maddeler igne tekniginin yan etkilerini oldukça azaltmistir. Fakat buna ragmen bizzat igne tekniginin kendi yan etkileri olabildiginden dolayi myelografiden mümkün mertebe uzak durmakta yarar vardir. Bunun yeri ne güçlü manyetik rezonans cihazlari tercih edilmelidir.
Bel fitiginin teshis ve ayirici teshisisinde EMG dedigimiz tetkik yöntemi de yararlidir. Çünkü bu yöntem ile hastada bulunan bozukluklarin sinir dokusuna mi, yoksa kas dokusuna mi ait oldugu ortaya konabilmekte, diger hastaliklarin bel fitigindan ayirimi yapilabilmektedir. Bazen de bu teknik, cerrahin ameliyat kararini bile etkileyebilmektedir.
Bel ve/veya bacak agrisi bulunan bir hastada genellikle bilgisayarli tomografi ve manyetik rezonans gibi ileri tetkik yöntemlerine basvurulur.
Ozellikle manyetik rezonans görüntüleme metodu teshiste ve ayirici teshiste büyük kolayliklar saglar. Ayrica hastanin X-isini almamasi ve çesitli planlarda mevcut olan üstün görüntüleme yetenegi manyetik rezonansi son yillarda giderek daha da öne çikarmaktadir.
Neticede; yapilan muayene, tetkik ve tahliller sonucunda hastanin bel fitigi olup olmadigi, bel fitigi ise hangi safhada oldugu net olarak ortaya konacaktir. Yani bel fitigi teshisinin konmus olmasi yeterli degildir. Hastaligin hangi safhada oldugunu da tesbit etmek gerekir. Çünkü tedavinin sekli buna göre degisecektir.
Tedavi
Bel fitigi rahatsizligi bulunan bir hastada hastaligin hangi safhada oldugu iyi bir muayene ve ileri tetkik metodlari ile net olarak tesbit edildikten sonra tedavi safhasina geçilir. Bundan sonra, pratik olmasi açisindan, hastalar cerrahi müdahale gerekenler ve cerrahi müdahale gerekmeyenler diye iki büyük gruba ayrilabilirler. Bel fitigi gelisiminin erken dönemlerinde konservatif tedavi adi verilen cerrahi-disi tedavi metodlari uygulanir. Bu safhada, hastaya bütün dünyada agri kesici, adale gevsetici ve antienflamatuar ilaçlar verilir. Sert yatak istirahati tavsiye edilir. Fizik tedavi yapilabilir. Lazer ile tedavi cihetine gidilebilir. Yine ciltten birtakim girisimlerde bulunulabilir.
Bel fitiginin tedavisini bir ekip isi olarak görmekte yarar vardir. Nörosirürji (Beyin Omurilik-Sinir Cerrahisi), Nöroloji, Anestezi, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmani Doktorlar ile Diyetisyen, Psikolog ve Fizyoterapistler bu ekibin içinde yer al malidir. Gerektiginde diger bazi branslardaki uzman doktorlarin görüslerine de müracaat edilmelidir. Bu ekibin elinde bir Fizik Tedavi Unitesi ve bu ünitede Lazer, Infraruj, Ultrason, Kisa dalga diatermi, TENS, NMES, Diadinamik akim, Mikrodalga, Vakum interferans, Traksiyon (Programlanabilir hafizali otomatik cihaz ile bel çekme) ve rehabilitasyon araç-gereçleri de hazir bulun malidir.
Bütün bu prensipler isiginda modern imkanlar kullanilarak hastalarin büyük bir kismi ameliyat harici metodlarla tedavi edilebilir. Prensip olarak cerrahi müdahale son çare olarak düsünülmelidir. Ancak hastalik ilerlemis ve yapilan muayenede bazi sartlar tesekkül etmis ise [ki bu sartlar uluslararasi Nörosirürji camiasi nezdinde genel kabul görmüs ve klasik kitaplara kadar geçmis kriterlerdir; o zaman ameliyat karari verilir. Bu karari verirken cerraha bilgisayarli tomografi veya manyetik rezonans görüntüleme metodu büyük oranda yardimci olur.
Cerrahi tedavi
Nörosirürji uzmani olan doktor kesin olarak ameliyata karar vermis ise, artik ameliti geciktirmemek gerekir. Çünkü gecikme neticesinde bazen felce kadar giden telafisi imkansiz birtakim problemler ortaya çikabilmektedir. Buna karsilik zamaninda yapilan, uygun ve yeterli bir cerrahi müdahale hasta ömür boyu rahat ettirebilmektedir.
Mutlak surette ameliyat gereken hastalar operasyonun hiçbir safhasinda dokulara çiplak gözle müdahale etmeyip, ciltten itibaren görüntüyü büyüten mikroteknik ile ile çalismakta yarar vardir. Çünkü binlerce yil önce söylenmis bir tedavi prensibi olan "Öncelikle hastaya zarar vermeyiniz" sözü bugün geçerlidir. Bel fitigi operasyonlarinda dar derin bir sahada, üstelik de sinir kökleri gibi çok hassas yapilarin çevresinde cerrahi girisim sürdürüldügü için görüntüyü büyüterek çalismanin yaninda sahanin iyi aydinlatilmasi da önem arzeder. Bunun için de ekibin lideri olan cerrah önceden bütün tedbirleri almalidir. Böyle olunca sinir elemanlari ve çevre dokular görüntü alanina büyütülmüs ve mükemmel bir sekilde aydinlatilmis olarak gelmekte, ciltten itibaren kontrollü gidildigi için lüzumsuz kanamalar olmamakta, daha emniyetli, temiz ve estetik, hatta ameliyat sonrasi dönemde dikis aldirmaya dahi gerek kalmayan, hasta için kolayliklar arzeden bir cerrahi ortaya çikmaktadir. Böyle bir cerrahi girisim sonrasinda hastalarin günlük nornial aktivitelerine kavusmalari da daha kisa sürede olmaktadir.
Tedavinin hedefi
Yukarida sözünü ettigimiz iyi yetismis tecrübeli personel ve gerekli olan ekipmanlar hazir edildikten sonra hizmetin kalitesini dünyanin en ileri ülkeleri seviyesine yükseltmek hedef alinmalidir. Bir hasta ister konservatif tedavi adi verilen ameliyat disi yöntemlerle tedavi edilmeye çalisilsin, isterse de son çare olarak ameliyat gereksin bu hedeften asla taviz verilmemelidir.
Tedavide dünyanin en ileri ülkeleri seviyesine ulasabilmek için kaliteli bir fiziki ortamda iyi bir araç-gereç donanimi ile birlikte hizmet vermek gereklidir, fakat yeterli degildir. Bunun için iyi yetismis kaliteli personelin bilgi ve tecrübe ile birlikte spesifik hale getirilmeleri de hizmetin kalitesini artiran önemli bir faktördür. Çünkü uzman doktorlardan fizyoterapistlere hatta sekreterlere kadar sadece bel fitigi hastalarinin tedavisi ile mesgul olan kadrolarda zamanla muazzam bir bilgi birikimi ve tecrübe meydana gelmektedir. Sadece bel fitigi için degil, diger branslarda da uzman doktorlarin mümkünse bir tek hastalik üzerinde yogunlasarak spesifik hale gelmeleri ve spesifik tedavi merkezleri kurmalari hizmetin kalitesini artiracaktir.
Sert yatak istirahati
Ameliyat gerekmeyen hastalara uzman doktor tarafindan sert yatak istirahati uygun görülmüs ise bunun ortalama süresi üç haftadir. Uzman doktor hastanin tedaviye verecegi cevaba göre bu süreyi artirabilir veya azaltabilir. Yatilan yer, altinda sunta veya tahta bulunan 3-4 kat battaniye veya ince bir yatak olmalidir. Bu yatak yaylanmamalir ve deforme olmamalidir.
Istirahat süresince mümkün mertebe yataktan çikmamali, yemek dahi yatakta yenmeli, hatta namazlar bile yatakta sag yan tarafa yatarak kilinmalidir. Hasta daha çok sirt üstü yatmali, ayaklarini toplamali ve sirt üstü pozisyonda yorulunca da yan tarafa dönerek istirahat etmelidir. Hiçbir zaman yüzüstü yatmamalidir. Sert yatak istirahati süresince doktorunun kendisine verdigi ilaçlari da kullanmalidir.
Hamilelikte bel fitigi
Bel fitiginin tedavisi bütün dünyada bir takim özellikler arzeder. Hamilelik ise bu konuda birtakim zorluklari beraberinde getiren ve tamamen özel bir durumdur.
Hamile bir bayanda ilerleyen aylarda karin içinde büyüyen cenin normalde bele ilave bir yük olusturur ve belin biyomekanigini olumsuz yönde etkiler. Fakat cenin yavas büyüdügünden dolayi bel ve sirt adaleleri ile destek dokular bu gelismeye uyum gösterirler ve ön kisimda yer alan agirligi dengelerler. Bu sebeple gebeligin ilk aylarinda yapilacak risksiz ve hafif egzersizler ilerideki aylar da anne adayina büyük avantajlar saglar. Ancak hamilelikle birlikte bel fitigi da mevcutsa doktor ve hastanin isi bir hayli zordur. Çünkü zorluk daha teshis döneminde baslamaktadir. Net bir teshis için gerekli olan röntgen filmi çekimleri ve bilgisayarli tomografi tetkiki bebege zararli olabilecek x-isinlari ne deniyle yaptirilamamaktadir. [Mutlak surette gerekli ise manyetik re zonans ile görüntüleme düsünülebilir]. Özellikle ilk üç ayda hastaya ilaç da verilememektedir. Böyle bir dönemde siddetli bel ve bacak agrisi bulunan bir hastayla karsi karsiya kalan doktor gerçekten büyük sikinti çekmektedir. Ancak bu durumda bile yapilabilecek birtakim seyler vardir.
Bel fitigi bulunan agrili bir hamile hasta öncelikle mutlak sert yatak istirahatine alinmalidir. Ilk üç aydan sonra evde hastanin beline yapilan sicaklik uygulamalari ve hafif masajlar kismen de olsa rahatlik saglayabilmektedir. Ayrica doktor kontrolünde karin kaslarina yönelik egzersiz programi da uygulanabilir. Mümkün mertebe hasta rahatlatilarak ve fitigin daha fazla ilerlemesine engel olacak tarzda tedbirler alinarak bu kritik dokuz ayin atlatilmasi temin edilmelidir.
Dogum esnasinda, Nörosirürji Uzmani doktor ile hastayi takip eden Kadin Hastaliklari ve Dogum Uzmani son durumu bir kez daha beraberce degerlendirerek, normal dogum ile sezaryen arasinda bir karara varirlar. Dogumdan sonra ise hasta tekrardan ele alinarak normal sartlarda teshis ve tedavi metodlari uygulanir ve kesin netice de o zaman elde edilir.
Dogum ne sekilde olursa olsun (Sezaryen veya normal dogum) dogumdan sonra karin kaslari gevsemis halde olacagindan, lohusalik döneminde hasta karin adalelerini güçlendirici egzersiz programlarina mutlaka alinmalidir.
Bel fitigi nüks edebilir mi?
Bel fitigi hastalarinda nüks olayina zaman zaman rastlanir. Fakat nüks orani, ameliyat olan ve olmayan hastalarda oldukça farklidir. Ameliyat gerekmeyen ve konservatif tedavi ile iyilesen hastalarda bel fitigi kolayca nüksedebilir. Mutlaka agir bir yük kaldirmak da gerekmez. Bazen öksürmekle bile hastalik nüksedebilir.
Ameliyat olan hastalarda ise bel fitiginin ayni yerden nüksetmesi çesitli cerrahi merkezler arasinda farkli oranda olsa da genelde çok nadirdir. Fakat beldeki diger bir mesafe de bulunan ve dejenere olan diskin nüksetmesi her zaman söz konusu olabilir. Çünkü belde bulunan fitiklasmis bir disk bosaltildigi zaman geride daha dört adet saglam disk kalmakta ve görevlerini sürdürmektedirler.
Bunlarin da zamanla dejenere olmasi ve bir bel fitiginin ortaya çikmasi klinikte rastlanabilecek siradan olaylardandir. Ancak kisi saglikli iken egzersizler yapar ve asagida belirtecegimiz ögütlerimize harfiyen riayet ederse, bel fitigina yakalanma bu hastaligin nüksetmesi riski en aza indilmis olur.
Bel sagligi için 50 tavsiye
Hikayesinde bel fitigi veya baska bir sebebe bagli bel rahatsizligi bulunan bir hasta ister operasyon geçirmis, isterse geçirmemis olsun, günlük hayatinda yapilmasi ve yapilmamasi gereken hareketleri bilmek zorundadir.
1- Cisimleri bir yerden baska bir yere tasirken belinizin egik degil de dik bir pozisyonda olmasina dikkat ediniz.
2- Herhangi bir agirligi tasimaniz gerekirse yükü vücudunuza simetrik olarak paylastirdiktan sonra tasiyiniz.
3- Agir bir yükü kaldirmayi denemeyiniz.
4- Hafif dahi olsa yerden bir cismi alirken dizlerinizi kiriniz ve çömelerek aliniz.
5- Sandalye veya koltukta otururken dik bir pozisyonda olmaya gayret ediniz ve bunu aliskanlik haline getiriniz.
6- Bir esyayi alirken ona dogru uzanmayiniz, yanina iyice yaklasiniz ve öyle aliniz. Bir cismi yerden alirken de önce onu bedeninize dogru yaklastirip sonra yükseltiniz.
7- Iki kisi iseniz ve bir esyayi iki ucundan tutarak tasimaniz gerekiyorsa, birbirinize haber vermeksizin esyanin bir ucunu asla birakmayiniz.
8- Bir cismi kaldirmadan önce onun ne derecede agir oldugunu tahmin etmeye çalisiniz, ondan sonra yaklasiniz. Kaldirma islemi ne geçmeden önce onu hafifçe yoklayarak bir kez de test ediniz ve agirligi hakkinda tam bir fikir edindikten sonra kaldiriniz.
9- Cisimleri bedeninizle degil de önce beyninizle kaldirdiginizi unutmayiniz. Bunun için, agir bir yükü mutlaka kaldirmaniz gerekiriyorsa, haltercilerin yaptigi gibi, çok iyi konsantre olunuz.
10- Ayakta iken belinizi saga ve sola dogru rotasyon yaptirip egilerek yerden bir sey almayiniz.
11- Agir bir cismi bir yerden bir yere çekerek veya iterek tek basiniza götürmeyiniz.
12- Merdivenlerden inerken bastiginiz basamaklara çok dikkat ediniz. Bazen son basamaga geldiginizi sandiginizda bir basamak daha vardir ve siz farkinda olmadan tüm vücudunuzla asagiya dogru düsersiniz. Iste bu çok tehlikeli bir harekettir, bundan kaçininiz.
13- Elinizi, yüzünü yikarken lavaboya dogru egilmeyiniz, bezi olabildigince dik tutmaya gayret ediniz. Bu yüzden evinizdeki lavabolarin biraz daha yüksekçe olmasini saglayiniz.
14- Çocuklariniz okula giderken çantalarinda az yük tasitmaya çalisiniz. Bunun için sadece o günkü dersleri ilgilendiren kitap ve ders gereçlerini yanlarina almalari konusunda onlari egitiniz.
15- Ütü yaparken tek ayaginizin altina 15-20 cm. yükseklikte bir cisim koyarak hafifçe yükseltiniz, belinizin rahatladigini göreceksiniz.
16- Elektrikli süpürgeyle veya paspasla yerleri temizlerken öne dogru egilmeyiniz ve belinizi dik bir pozisyonda tutmaya gayret ediniz.
17- Saglikli iken düzenli olarak spor yapiniz. Yüzmeye önem veriniz, yürümeyi ihmal etmeyiniz.
18- Her gün ez az 15 dakika yürüyünüz.
19- Bir defa bel rahatsizligi geçirmis ve iyilesmisseniz, uzman doktorun size verecegi egzersizleri aksatmadan yapiniz.
20- Saglikli iken de her gün hiç aksatmadan kaslarinizi güçlendirici egzersizler yapiniz.
21- Egzersizleri, altinda sunta veya tahta bulunan hali veya battaniye gibi sert bir zemin üzerinde yapiniz.
22- Egzersiz hareketlerinin sayisini gün geçtikçe yavas yavas artiriniz. Baslangiçta asiriliga kaçmayiniz.
23- Spor ve ya egzersiz yaparken ani ve zorlayici hareketlerden kaçi niniz.
24- Egzersiz sonrasinda siddetli ve 15 dakikadan fazla süren bir rahatsizlik ortaya çikarsa uzman doktora danisiniz. Bir saati geçen rahatsizlik söz konusu ise o hareketi yapmayiniz.
25- Hergün beyaz peynir veya bir tabak yogurt yemeyi adet haline getiriniz.
26- Eger kilonuz fazla ise ve bunu bir türlü veremiyorsaniz, bir uzman doktor ve diyetisyene basvurunuz. Gerekirse psikologdan da yardim isteyerek, kararli bir sekilde kilolarinizi veriniz.
27- Uzman hekime danismadan bel korsesi kullanmayiniz. Çelik balenli korselerin uzun vadede bel ve karin adalelerini zayif birakacagini unutmayiniz.
28- Kesin teshis konulup bel agrinizin nedeni anlasilmadan belinizi asla çektirmeyiniz. Bunun bazen felce kadar giden sonuçlara yol açtigini unutmayiniz.
29- Uzüntü ve streslerin bel saglinizi da olumsuz yönde etkiledigini bilerek ruh sagliginiza özen gösteriniz. Ailevi, sosyal veya is hayatinizla ilgili problemlerinizi çözmek için gerekirse ilgili doktor ve sahislardan yardim isteyerek köklü bir çözüme gidiniz.
30- Vücut agirliginizi sürekli kontrol altinda tutunuz. Alinan her fazla kilonun vücudunuz ve beliniz için ilave bir yük oldugunu, bunun da belinizin biyomekanigini olumsuz yönde etkiledigini unutmayiniz.
31- Uzun topuklu veya topuksuz ayakkabi giymeyiniz. Ayakkabinizin topuklari normal olsun.
32- Sandalye veya koltuga oturmak için kendinizi oturaginizin üstüne sanki düsüyormus gibi, aniden birakmayiniz. Yavas yavas, kontrollü olarak oturma pozisyonuna geçiniz.
33- Sandalye veya koltukta otururken, bir cismi -hafif dahi olsa- öne dogru egilerek yerden almayiniz.
34- Yan veya sirtüstü pozisyonda yatarak uyuyunuz. Yüzüstü yatmayiniz.
35- Yataginiz sert olsun. Vücudu degisik sekillere sokan, stabil olmayan yumusak yataklar saglikli degildir. Altinda sunta veya tahta olan yataklar ile kaliteli ortopedik yataklari tercih ediniz.
36- Doktorunuz mutlak yatak istirahati vermisse, 2 veya 3 hafta kesinlikle istirahat ediniz. Bu süre içinde agriniz artiyor, durumunuz kötüye gidiyorsa, doktorunuza bildiriniz.
37- Mutlak sert yatak istirahatinde iken ayaklarinizin altina birkaç yastik koyarak yükseltmeniz daha iyi olacaktir. Bu esnada yemeklerinizi yatarak yiyebilirsiniz.
38- Sirtüstü yataginizda veya bir halinin üzerinde uzanirken bacaklarinizi dizlerinizi kirarak yukariya dogru toplayiniz. Bu pozisyonda beliniz daha çok rahatlar ve agrilariniz daha çabuk geçer.
39- Beliniz agriyor ve özellik le de agri bacaginiza vurmaya baslamis ise vakit geçirmeden uzman doktora basvurunuz. Doktor olmayan kisilerle kaydedeceginiz vaktin bazen telafisi mümkün olmayan zararlara yol açabilecegini unutmayiniz.
40- Saglikliyken, günlük yasantinizda tembel olmayiniz, hareketli olmayi tercih ediniz.
41- Isyerinde devamli oturarak çalisiyorsaniz, bunun beliniz için sakincali oldugunu biliniz. Bu nedenle arasira kalkip dolasiniz. Çünkü oturur pozisyonda iken belinize binen yük, ayakta iken oldugundan belirgin sekilde daha fazladir. Hatta yapilan arastirmalarda günlük mesaisinin büyük bir kismini oturarak geçirenlerde bel fitigina ya kalanma riskinin ayaktakilere oranla daha fazla oldugu tesbit edilmistir.
42- Bacaklariniz düz pozisyon dayken, ayakta dimdik uzun süre hareketsiz kalmayiniz.
43- Daha önce bel rahatsizligi geçirmisseniz, güres, boks, judo, futbol gibi mücadele sporlarindan ve halter gibi ugraslardan uzak durunuz. Bunlarin yerine yürüme ve yüzme gibi sporlari tercih ediniz.
44- Çocuklariniz hizli gelissinler diye asiri antrenman veya gereginden fazla spor yaptirmayiniz.
45- Çocuklariniz oturarak ders çalisirlarken onlari öne ve ya yana egik durmamalari konusunda sik sik uyariniz.
46- Raflardan kitap veya herhangi bir esyayi alirken önce ayaginizin altina yükseltici bir sey koyunuz ve o esyanin hizasina yükseldikten sonra aliniz.
47- Yürürken veya ayakta dururken vücudunuzun dik bir pozisyonda olmasina özen gösteriniz.
48- Ayakkabinizi baglamaniz veya benzer bir hareket yapmaniz gerekiyorsa, çömelerek ve ya yüksekçe bir cismin üstüne basarak yapiniz.
49- Otomobil kullanirken koltugunuz sert olsun, arkaya dayandiginizda koltuk belinizi desteklesin ve adeta kavrasin. Uzun yola çikarken de belinizi ince bir yastikla destekleyiniz.
50- Yataktan kalkarken önce tam yan dönünüz, daha sonra ellerinizle yandan destek alarak oturur pozisyona geçiniz ve öyle kalkiniz.
Bel için egzersizler
Genel saglik açisindan oldugu gibi bel sagligi için de sporun ve saglikli iken yapilacak egzersizlerin önemi büyüktür. Bel, sirt ve karin adelelerini güçlendirmek için gerekli olan spor ve hareketlere ömür boyu devam edilmelidir. Ancak bel fitigi gelismesine zemin hazirlayabilecek veya bizzat neden olabilecek mücadele sporlari yerine, yüzme, yürüme ve bisiklet sürme gibi sporlar tercih edilmelidir. Yüzlerce egzersiz hareketi içerisinden de rastgele hepsini yapmak yerine belirli hareketlere öncelik taninmasi gerektigini düsündügümüzden, bele fazla yük bindirmeyen ve gelismekte olan bir bel fitiginin ilerlemesine neden olmayacak en emniyetli alti adet hareketi sizler için seçtik. Hikayesinde daha önce geçirilmis bir bel rahatsizligi bulunan veya bel fitigina muhtemelen aday olan kimselerin kendileri için emniyetli olan bu hareketleri yapmalari faydali olacaktir. Ancak egzersizler yapilirken dikkat edilmesi gereken bir takim hususlar vardir:
Egzersizler; havasi temiz bir ortamda (Hava müsaitse evde pencereler açilabilir) altinda sunta veya tahta bulunan hali veya battaniye gibi sert bir zeminde yapilmalidir. Yumusak veya deforme olabilen yataklar üzerinde egzersiz ve spor yapilmamalidir.
Bel fitigi rahatsizligina yakalananlar hastaligin agrili döneminde bu hareketlere baslamamali, istirahati tercih etmelidir. Sikayetler geçtikten sonra doktora danisilmali ve egzersizlere ondan sonra baslanmalidir.
Egzersizlere baslaninca ilk günden itibaren çok çabuk bir iyilesme beklenmemeli, sabirla hareketlere devam edilmelidir. Hareketlerin sayisi ve tempo gün geçtikçe yavas yavas artirilmalidir. Baslangiçta asiriliga kaçarak daha kötü bir duruma düsülmemelidir.
Konunun uzmani olan doktor baska sekilde tavsiye etmemis ise ilk bir ay her hareket günde bes defa yapilmalidir. Daha sonra her ay hareketler beser beser artirilarak egzersizlere devam edilmelidir.
Ani ve zorlayici hareketlerden uzak durulmalidir. Sizin için seçtigimiz asagidaki alti çesit egzersiz risksiz olup, daha çok bunlar tercih edilmelidir.
Hareketler esnasinda veya sonrasinda normalde mevcut agrinin artmamasi gerekir. Bu yüzden egzersiz sonrasi, siddetli ve 15 dakikadan fazla süren bir rahatsizlik ortaya çikarsa doktora danisilmalidir.
Rahatsizlik bir saatten fazla sürüyorsa o hareket egzersiz programindan çikartilmalidir.
Bel fitigi ameliyati olanlar operasyonun üzerinden üç hafta geçmeden egzersizlere baslamamali, daha sonra baslayarak her hareketin sayisini yavas yavas artirmalidirlar.
Bu bilgiler haricinde hastanin kafasin da herhangi bir soru olusursa, uzman doktor hiç tereddüt etmeden hemen aranmali ve yanlis bir is yapmaktansa konunun dogrusu uzman hekimden ögrenilmelidir.
Sonuç
Bütün bu yazip çizdiklerimizi kisaca özetlememiz gerekirse, görülüyor ki önemli olan sagligimiz konusunda bilgilenerek gerekli tedbirleri önceden almak ve hastaliga hiç yakalanmamaktir. Bunun için de bel sagligi ile ilgili olarak yukarida belirtmis oldugumuz tavsiyelere henüz saglikli dönemde iken riavet etmeye baslanmalidir. Ancak bütün bunlara ragmen bel fitigina yakalanmama diye bir garanti söz konusu degildir. Çünkü burada dis faktörlerin yaninda kisilere ait faktörler de önemli rol oynarlar.
Diger taraftan bel fitigina yakalanmis olmak herseyin sonu demek degildir. Sonuçta bel fitigi, ameliyat gerekse de gerekmese de uygun ve yeterli bir tedavi ile iyilesebilen bir rahatsizliktir. Onun için bir kiside bel ve/veya bacak agrisi varsa, hiç vakit kaybetmeden doktora müracaat edilmelidir. Neticede hasta, doktor ve bu olayda rol alan herkes üzeri ne düseni bilimsel olarak hakkiyla yerine getirmeli ve riskler en alt düzeye indirilmelidir.
--------------------------------------------------------------------------------
Önsöz
Hiç süphe yok ki, "Insanin hayirlisi insanlara faydasi dokunandir" düsturunu bizzat hayata geçirerek mesleki yasantilarini devam ettiren sahislarin basinda doktorlar gelmektedir. Fakat doktorlar, özellikle de cerrahlar yogun ameliyat temposu ve günlük mesleki pratik esnasinda çok sik yazi yazma firsati bulamamaktadirlar.
Senelerdir hastalarimin bana sikça yönelttikleri sorulara cevap teskil edecek tarzda bir kitatapçik yazmak icin vakit kolladim durdum, fakat bir türlü bulamadim. Nihayet anladim ki zaman hizla akip gidiyor ve bu is vakit kollamakla olmayacak, hastalarimdan ve aile yasantimdan arta kalan küçük zaman dilimlerinde kalemi elime aldim, mesleki hayatimdan elde ettigim basit fakat insanlara faydali olacagini düsündügüm tecrübeleri kâgida döktüm. Ortaya bu küçük kitapçik çikti. Burada gaye öncelikle halkimizin yararlanacagi pratik bilgileri kendilerine sunmak oldugundan kati bir akademik takdim ve Latince kelimeler yerine sade ve sekillerle desteklenen, anlasilmasi kolay bir üslubu tercih ettik.
Harvard Tip Okulu'nun duvarinda bulunan mermer levha üzerinde de belirtildigi gibi "Omür kisa, ilim-sanat uzundur." Gercekten de hem ilim ve hem de bir sanat olan Tibbin içinde aktif olarak görev yapan bir kisi olarak, insanlik ve bilim tarilii ile kiyaslan diginda çok kisa kalan hayatimizda iyi seyler ortaya koymamiz gerektigine inaniyorum.
Bu vesileyle yetismemde emegi geçen herkese, özellikle de asistanlik yillarimda iIk cerrahi nosyonumu kendisinden aldigim degerli hocam Prof. Dr. Aydin PASAOGLU'na ve sonraki yillarda cerrahi anlayisima önemli katkilarda bulunan Harvard Tip Okulu'nun profesörlerinden N.T.ZERVAS, R.G. OJEMANN, C.SOGILVY ve L.F.BORGES'e tesekkür etmek isterim.
Hacmi küçük fakat insanlara faydasinin muhtemelen büyük olacagini tahmin ettigim bu kitabimi mesleki yasantimda manevi destegini devamli arkamda hissettigim degerli esim Zeynep Sema Hanim ile çocuklanm Saliha Elif, Fatma Esra, Abdullah Emir ve Fatih Selim'e armagan ediyorum.
Doç. Dr. Ahmet YILDIZHAN, Nörosirürji Uzmani, 17.09.1997
Giris
Saglik bir insanin sahip olabilecegi en önemli ikinci nimettir. Bel sagliginin ise genel saglik kavrami içersinde özel bir konumu vardir. Günlük hekimlik pratigimiz esnasinda bel fitigina yakalanmis binlerce hasta ile karsilasmaktayiz. Bunlarin bir kisminda agri belde iken diger bir kisminda bacak agrisi ön plana çikmaktadir. Bu hastalar bazen haftalar hatta aylarca yataga bagli kalmakta, is hayatlari altüst olmakta, aile ve sosyal yasantilari da bu olaydan ciddi sekilde etkilenebilmektedir.
Amerika Birlesik Devletleri'nde bu konu da yapilan ciddi arastirmalar, bel rahatsizligi nedeniyle is günü ve is gücü kayiplarinin ülke ekonomisine getirdigi yükün çok yüksek oranda oldugunu göstermektedir. Türkiye'de de bel rahatsizliginin faturasi ülke bazinda mutlaka büyük olmaktadir.
Bel fitigi bazen çok agrili seyredebilmektedir. Bazi hastalarda agri o kadar siddetli olmaktadir ki, karsimiza geldiginde "N'olur doktor bey su bacagimi kes de bu agridan kurtulayim" diyen hastalar vardir.
Diger taraftan insanlarimiz hastaliklari konusunda genellikle bilinçsiz davranmaktadirlar. Konunun uzmani doktorlara müracaat etmek yerine kulaktan dolma bilgilere da yanan rastgele birtakim yöntemlere basvurmakta, hatta kendine zarar bile verebilmektedirler. Karsimiza geldiginde belini birtakim maddelerle tamamen yaktirmis veya cildini ciddi sekilde kestirmis insanlar görmekteyiz.
Basit bir tedavi ile iyilesmesi mümkün iken, bilinçsizce yapilan uygulamalar sonucu ameliyatlik hale gelmis hatta daha da kötüsü ameliyata bile yetisemeden felç kalmis hastalar vardir.
Bütün bunlara karsilik günümüzde tip dev adimlarla ilerlemekte, teshis ve tedavi metodlari hizla gelismektedir. Bizlere gecikmeden ulasan hastalarin büyük bir bölümü konservatif tedavi adi verilen cerrahi disi metodlarla iyilesebilmektedir. Az bir kismin da ise ameliyat gerekmektedir. Bu hastalara zamaninda yapilan, uygun ve yeterli bir cerrahi müdahale hastayi ömür boyu rahat ettirebilmektedir.
Bütün bu imkanlara ragmen tabii ki en iyisi hastaliga hiç yakalanmamaktir. Bu nedenle kisi sagliginin kiymetini önceden idrak etmeli, gerekli tedbirler hastaliga yakalanmadan önce alinmalidir. Koruyucu hekimlik üzerinde önemle durulmali, hatta bu bir devlet politikasi haline getirilmelidir.
Bizim ihtisas ve ilgi alanimiz olmasi bakimindan bel sagligi konusunda uzun yillari kapsayan tecrübelerimizi özet halinde insanimiza sunmak üzere bu kitapçigi hazirladik. Bu esnada basit ve halkimizin kolayca anlayabilecegi sade bir dil ve anlatim tarzi kullanmaya gayret ettik. Her biri altin degerin de olan bu ögütleri asagida siraladik. Çünkü hikayesinde bel fitigi veya baska bir nedene bagli bel rahatsizligi bulunan bir hasta operasyon geçirmis veya geçirmemis olsun, günlük hayatinda yapilmasi ve yapilmamasi gereken hareketleri bilmek zorundadir. Bu ögütlerimizi herkes bizzat ögrenmeli ve günlük hayat pratiginde harfiyen riayet etmelidir.
Bel fitigi nedir?
Belimizde 5 adet omur kemigi vardir. Bu kemikler arasinda da disk adi verilen kikirdaklar bulunur. Bel fitigi, beldeki omur kemikleri arasinda bulunan ve adeta bir amortisör gibi görev yapan bu disklerin fitiklasmasi sonucu ortaya çikan bir rahatsizliktir. Fitiklasan yani içerden disariya dogru tasan disk omurilik kanali içinden veya kendisinin arka-yan tarafindan geçmekte olan sinirleri sikistirir ve hastalik böylelikle kendisini belli eder.
Bel fitigi nasil olusur?
Agir bir yükü kaldirmak veya ters bir hareket yapmak gibi pek çok dis faktörün yaninda kisiye ait faktörler de bel fitiginin olusmasinda önemli rol oynarlar. Çünkü öyle insan vardir ki 120 kg kaldirir, hiç birsey olmaz; öylesi de vardir ki 5 kg kaldirir, bel fitigi olur.
Kisiye ait faktörlerin basinda ise omur kemikleri arasinda bulunan ve disk adi verilen kikirdaklardaki dejenerasyon gelir. Bu disklerin ihtiva ettigi su orani çocukluk yaslarindan itibaren yavas yavas azalmaya baslar. Buna disklerdeki beslenme bozuklugu ve mikro seviyedeki degisiklikler ile kimyasal degisiklikler de eslik eder. Disk zamanla elastikiyetini yitirir, artik kuvvet aktarma ve kuvveti çevre dokularda dengeli bir sekilde yayma görevini yapamaz olur. Mikro düzey de bulunan çatlaklar üzerine asiri yük binince veya kisi yanlis bir hareket yaptiginda diskin içindeki yumusak kisim etrafindaki kapsülü kolayca yirtarak disariya dogru çikar ve bel fitigi olusur. Yani zemin hazir olduktan sonra bardagi tasiran son bir damla gerekmektedir ki bu hafif bir cismi kaldirmak ve ya sadece öksürmek de olabilir.
Bazi ailelerin tüm fertlerinde kikirdak yapidaki dejenerasyon nisbeten daha erken yaslarda olmakta, dolayisiyla daha sik ve kolay bel fitigina yakalanmaktadirlar. Oyle aileler vardir ki dedesini, babasini ve çesitli yakin akrabalarini bel fitigindan ameliyat etmisizdir. Yani kikirdak yapidaki dejenerasyonun genetik bir yönünün oldugu da söylenebilir.
Bel fitiginin belirtileri nelerdir?
Bel ve bacak agrisi en belirgin sikayettir. Fakat bazen bel veya bacak agrisindan sadece biri de bulunabilir. Agriyla birlikte bacaklar da uyusma ve hastalik ilerledikçe kuvvet kaybi da görülebilir. Bazen orta hattan omurilik kanalina dogru uzanarak sinirleri sikistiran büyük bel fitiklarinda idrar ve büyük abdestini tutamama veya yapamama gibi bozukluklar ile bacaklarda felce dogru gidis ortaya çikabilir. Hastaligin bu derecede ilerlemesine müsaade edilmemeli, zamaninda müdahale ile uygun bir tedavi gerçeklestirilmelidir. Bel fitiginda, bel ve bacak agrisi yürümekle, is yapmakla ve ayakta kalmakla, öksürmekle artarken sert yatakta yatmakla azalabilir.
Hastaliga yanlis yaklasimlar nelerdir?
Ulkemiz geneli düsünüldügünde maalesef insanlarimizin büyük bir kismi hastaliklari konusunda çok bilinçsiz. Agri içinde kivranirken doktora gitmeyi tercih etmiyor da hiçbir bilimsel temele dayanmayan birtakim yöntemlere basvuruyorlar. Beline bal, incir, balik baglatan hastalardan tutun da, cildini ciddi sekilde kestiren, yaktiran, sülük koyan veya bilinçsizce çektiren hastalara kadar yüzlerce bilim disi uygulamaya sahit olmaktayiz. Halbuki bel fitigi bir çesit degildir ve hastaligin degisik safhalarinda farkli tedavi metodlarini uygulamak gerekmektedir. Neticede basit bir tedavi ile iyilesmesi mümkün iken, bilinçsizce yapilan uygulamalar sonucu ameliyatlik hale gelmis hastalarla sik sik karsilasmaktayiz.
Bu konu ülkemiz insani için önemli bir problemdir. Ancak bu problemin çözümünde basta biz doktorlar olmak üzere herkese önemli görevler düsmektedir. Devletin egitim kurumlari ve medyanin halkin bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi noktasinda daha aktif bir tavir ortaya koymalari gerekir.
Bel f itigindan nasil korunulabilir?
Diger hastaliklarda oldugu gibi bel fitigina da yakalanmamak en iyisidir. Yani tedbirler hastaliga yakalanmadan önce alinmalidir. Kisi hiç bir zaman çok agir bir yükü kaldirmamali, bir yük kaldiracaksa mutlak surette dizlerini kirarak o cismi yerden almali ve o sekilde kaldirrnalidir. Yani belden egilerek kaldirmamalidir. Hiçbir cismi uzanarak almamalidir. Mesela raftan kitap alirken uzanmamalidir. Telefon bile çalsa, uzanarak almamalidir. Daima cisimlere yaklasarak, ara da mesafe birakmaksizin almalidir. Saglikli iken bel ve karin adalelerini güçlendirici egzersizler yapmak yararlidir. Bu konuya asagida 50 tavsiye bölümünde daha açik bir sekilde deginecegiz.
Teshis nasil konur?
Bel ve bacak agrisi ile seyreden hastaliklar çok çesitlidir. Yani bel ve bacak agrisi bulunan her hastaya "mutlaka bel fitigidir" pesin hükmü ile yaklasmamak gerekir. Bel fitigini taklit eden daha pekçok hastalik vardir. Basit bir spor yaralanmasindan romatizmaya, enfeksiyon hastaliklarindan kansere kadar birçok hastalik bel ve/veya bacak agrisiyla seyredebilir. Bu nedenle öncelikle teshisin ne oldugu net olarak ortaya konmalidir. Çünkü tedavide basariya giden yol herseyden önce dogru teshisten geçer. Bunun için de ilgili uzman hekime müracaat etmek gerekir. Hekim hastanin sikayetlerini dinleyecek, muayenesini yapacak ve hastaligiyla ilgili tüm tetkik ve tahlilleri yaptiracaktir.
Düz röntgen filmleri bugün de degerini korumakta olup, ihmal edilmemelidir. Ancak belden igne yapilip içeriye kontrast madde verildikten sonra film çekilmesi teknigi (Myelografi) giderek daha az kullanilmaktadir. Çünkü günümüzde görüntüleme teknik leri çok ilerlemis ve artik hastanin belinden igne yapilmasina gerek kalmayacak seviyeye gelmistir. Aslinda son yirmi yil içerisinde kullanim alanina giren noniyonik kontrast maddeler igne tekniginin yan etkilerini oldukça azaltmistir. Fakat buna ragmen bizzat igne tekniginin kendi yan etkileri olabildiginden dolayi myelografiden mümkün mertebe uzak durmakta yarar vardir. Bunun yeri ne güçlü manyetik rezonans cihazlari tercih edilmelidir.
Bel fitiginin teshis ve ayirici teshisisinde EMG dedigimiz tetkik yöntemi de yararlidir. Çünkü bu yöntem ile hastada bulunan bozukluklarin sinir dokusuna mi, yoksa kas dokusuna mi ait oldugu ortaya konabilmekte, diger hastaliklarin bel fitigindan ayirimi yapilabilmektedir. Bazen de bu teknik, cerrahin ameliyat kararini bile etkileyebilmektedir.
Bel ve/veya bacak agrisi bulunan bir hastada genellikle bilgisayarli tomografi ve manyetik rezonans gibi ileri tetkik yöntemlerine basvurulur.
Ozellikle manyetik rezonans görüntüleme metodu teshiste ve ayirici teshiste büyük kolayliklar saglar. Ayrica hastanin X-isini almamasi ve çesitli planlarda mevcut olan üstün görüntüleme yetenegi manyetik rezonansi son yillarda giderek daha da öne çikarmaktadir.
Neticede; yapilan muayene, tetkik ve tahliller sonucunda hastanin bel fitigi olup olmadigi, bel fitigi ise hangi safhada oldugu net olarak ortaya konacaktir. Yani bel fitigi teshisinin konmus olmasi yeterli degildir. Hastaligin hangi safhada oldugunu da tesbit etmek gerekir. Çünkü tedavinin sekli buna göre degisecektir.
Tedavi
Bel fitigi rahatsizligi bulunan bir hastada hastaligin hangi safhada oldugu iyi bir muayene ve ileri tetkik metodlari ile net olarak tesbit edildikten sonra tedavi safhasina geçilir. Bundan sonra, pratik olmasi açisindan, hastalar cerrahi müdahale gerekenler ve cerrahi müdahale gerekmeyenler diye iki büyük gruba ayrilabilirler. Bel fitigi gelisiminin erken dönemlerinde konservatif tedavi adi verilen cerrahi-disi tedavi metodlari uygulanir. Bu safhada, hastaya bütün dünyada agri kesici, adale gevsetici ve antienflamatuar ilaçlar verilir. Sert yatak istirahati tavsiye edilir. Fizik tedavi yapilabilir. Lazer ile tedavi cihetine gidilebilir. Yine ciltten birtakim girisimlerde bulunulabilir.
Bel fitiginin tedavisini bir ekip isi olarak görmekte yarar vardir. Nörosirürji (Beyin Omurilik-Sinir Cerrahisi), Nöroloji, Anestezi, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmani Doktorlar ile Diyetisyen, Psikolog ve Fizyoterapistler bu ekibin içinde yer al malidir. Gerektiginde diger bazi branslardaki uzman doktorlarin görüslerine de müracaat edilmelidir. Bu ekibin elinde bir Fizik Tedavi Unitesi ve bu ünitede Lazer, Infraruj, Ultrason, Kisa dalga diatermi, TENS, NMES, Diadinamik akim, Mikrodalga, Vakum interferans, Traksiyon (Programlanabilir hafizali otomatik cihaz ile bel çekme) ve rehabilitasyon araç-gereçleri de hazir bulun malidir.
Bütün bu prensipler isiginda modern imkanlar kullanilarak hastalarin büyük bir kismi ameliyat harici metodlarla tedavi edilebilir. Prensip olarak cerrahi müdahale son çare olarak düsünülmelidir. Ancak hastalik ilerlemis ve yapilan muayenede bazi sartlar tesekkül etmis ise [ki bu sartlar uluslararasi Nörosirürji camiasi nezdinde genel kabul görmüs ve klasik kitaplara kadar geçmis kriterlerdir; o zaman ameliyat karari verilir. Bu karari verirken cerraha bilgisayarli tomografi veya manyetik rezonans görüntüleme metodu büyük oranda yardimci olur.
Cerrahi tedavi
Nörosirürji uzmani olan doktor kesin olarak ameliyata karar vermis ise, artik ameliti geciktirmemek gerekir. Çünkü gecikme neticesinde bazen felce kadar giden telafisi imkansiz birtakim problemler ortaya çikabilmektedir. Buna karsilik zamaninda yapilan, uygun ve yeterli bir cerrahi müdahale hasta ömür boyu rahat ettirebilmektedir.
Mutlak surette ameliyat gereken hastalar operasyonun hiçbir safhasinda dokulara çiplak gözle müdahale etmeyip, ciltten itibaren görüntüyü büyüten mikroteknik ile ile çalismakta yarar vardir. Çünkü binlerce yil önce söylenmis bir tedavi prensibi olan "Öncelikle hastaya zarar vermeyiniz" sözü bugün geçerlidir. Bel fitigi operasyonlarinda dar derin bir sahada, üstelik de sinir kökleri gibi çok hassas yapilarin çevresinde cerrahi girisim sürdürüldügü için görüntüyü büyüterek çalismanin yaninda sahanin iyi aydinlatilmasi da önem arzeder. Bunun için de ekibin lideri olan cerrah önceden bütün tedbirleri almalidir. Böyle olunca sinir elemanlari ve çevre dokular görüntü alanina büyütülmüs ve mükemmel bir sekilde aydinlatilmis olarak gelmekte, ciltten itibaren kontrollü gidildigi için lüzumsuz kanamalar olmamakta, daha emniyetli, temiz ve estetik, hatta ameliyat sonrasi dönemde dikis aldirmaya dahi gerek kalmayan, hasta için kolayliklar arzeden bir cerrahi ortaya çikmaktadir. Böyle bir cerrahi girisim sonrasinda hastalarin günlük nornial aktivitelerine kavusmalari da daha kisa sürede olmaktadir.
Tedavinin hedefi
Yukarida sözünü ettigimiz iyi yetismis tecrübeli personel ve gerekli olan ekipmanlar hazir edildikten sonra hizmetin kalitesini dünyanin en ileri ülkeleri seviyesine yükseltmek hedef alinmalidir. Bir hasta ister konservatif tedavi adi verilen ameliyat disi yöntemlerle tedavi edilmeye çalisilsin, isterse de son çare olarak ameliyat gereksin bu hedeften asla taviz verilmemelidir.
Tedavide dünyanin en ileri ülkeleri seviyesine ulasabilmek için kaliteli bir fiziki ortamda iyi bir araç-gereç donanimi ile birlikte hizmet vermek gereklidir, fakat yeterli degildir. Bunun için iyi yetismis kaliteli personelin bilgi ve tecrübe ile birlikte spesifik hale getirilmeleri de hizmetin kalitesini artiran önemli bir faktördür. Çünkü uzman doktorlardan fizyoterapistlere hatta sekreterlere kadar sadece bel fitigi hastalarinin tedavisi ile mesgul olan kadrolarda zamanla muazzam bir bilgi birikimi ve tecrübe meydana gelmektedir. Sadece bel fitigi için degil, diger branslarda da uzman doktorlarin mümkünse bir tek hastalik üzerinde yogunlasarak spesifik hale gelmeleri ve spesifik tedavi merkezleri kurmalari hizmetin kalitesini artiracaktir.
Sert yatak istirahati
Ameliyat gerekmeyen hastalara uzman doktor tarafindan sert yatak istirahati uygun görülmüs ise bunun ortalama süresi üç haftadir. Uzman doktor hastanin tedaviye verecegi cevaba göre bu süreyi artirabilir veya azaltabilir. Yatilan yer, altinda sunta veya tahta bulunan 3-4 kat battaniye veya ince bir yatak olmalidir. Bu yatak yaylanmamalir ve deforme olmamalidir.
Istirahat süresince mümkün mertebe yataktan çikmamali, yemek dahi yatakta yenmeli, hatta namazlar bile yatakta sag yan tarafa yatarak kilinmalidir. Hasta daha çok sirt üstü yatmali, ayaklarini toplamali ve sirt üstü pozisyonda yorulunca da yan tarafa dönerek istirahat etmelidir. Hiçbir zaman yüzüstü yatmamalidir. Sert yatak istirahati süresince doktorunun kendisine verdigi ilaçlari da kullanmalidir.
Hamilelikte bel fitigi
Bel fitiginin tedavisi bütün dünyada bir takim özellikler arzeder. Hamilelik ise bu konuda birtakim zorluklari beraberinde getiren ve tamamen özel bir durumdur.
Hamile bir bayanda ilerleyen aylarda karin içinde büyüyen cenin normalde bele ilave bir yük olusturur ve belin biyomekanigini olumsuz yönde etkiler. Fakat cenin yavas büyüdügünden dolayi bel ve sirt adaleleri ile destek dokular bu gelismeye uyum gösterirler ve ön kisimda yer alan agirligi dengelerler. Bu sebeple gebeligin ilk aylarinda yapilacak risksiz ve hafif egzersizler ilerideki aylar da anne adayina büyük avantajlar saglar. Ancak hamilelikle birlikte bel fitigi da mevcutsa doktor ve hastanin isi bir hayli zordur. Çünkü zorluk daha teshis döneminde baslamaktadir. Net bir teshis için gerekli olan röntgen filmi çekimleri ve bilgisayarli tomografi tetkiki bebege zararli olabilecek x-isinlari ne deniyle yaptirilamamaktadir. [Mutlak surette gerekli ise manyetik re zonans ile görüntüleme düsünülebilir]. Özellikle ilk üç ayda hastaya ilaç da verilememektedir. Böyle bir dönemde siddetli bel ve bacak agrisi bulunan bir hastayla karsi karsiya kalan doktor gerçekten büyük sikinti çekmektedir. Ancak bu durumda bile yapilabilecek birtakim seyler vardir.
Bel fitigi bulunan agrili bir hamile hasta öncelikle mutlak sert yatak istirahatine alinmalidir. Ilk üç aydan sonra evde hastanin beline yapilan sicaklik uygulamalari ve hafif masajlar kismen de olsa rahatlik saglayabilmektedir. Ayrica doktor kontrolünde karin kaslarina yönelik egzersiz programi da uygulanabilir. Mümkün mertebe hasta rahatlatilarak ve fitigin daha fazla ilerlemesine engel olacak tarzda tedbirler alinarak bu kritik dokuz ayin atlatilmasi temin edilmelidir.
Dogum esnasinda, Nörosirürji Uzmani doktor ile hastayi takip eden Kadin Hastaliklari ve Dogum Uzmani son durumu bir kez daha beraberce degerlendirerek, normal dogum ile sezaryen arasinda bir karara varirlar. Dogumdan sonra ise hasta tekrardan ele alinarak normal sartlarda teshis ve tedavi metodlari uygulanir ve kesin netice de o zaman elde edilir.
Dogum ne sekilde olursa olsun (Sezaryen veya normal dogum) dogumdan sonra karin kaslari gevsemis halde olacagindan, lohusalik döneminde hasta karin adalelerini güçlendirici egzersiz programlarina mutlaka alinmalidir.
Bel fitigi nüks edebilir mi?
Bel fitigi hastalarinda nüks olayina zaman zaman rastlanir. Fakat nüks orani, ameliyat olan ve olmayan hastalarda oldukça farklidir. Ameliyat gerekmeyen ve konservatif tedavi ile iyilesen hastalarda bel fitigi kolayca nüksedebilir. Mutlaka agir bir yük kaldirmak da gerekmez. Bazen öksürmekle bile hastalik nüksedebilir.
Ameliyat olan hastalarda ise bel fitiginin ayni yerden nüksetmesi çesitli cerrahi merkezler arasinda farkli oranda olsa da genelde çok nadirdir. Fakat beldeki diger bir mesafe de bulunan ve dejenere olan diskin nüksetmesi her zaman söz konusu olabilir. Çünkü belde bulunan fitiklasmis bir disk bosaltildigi zaman geride daha dört adet saglam disk kalmakta ve görevlerini sürdürmektedirler.
Bunlarin da zamanla dejenere olmasi ve bir bel fitiginin ortaya çikmasi klinikte rastlanabilecek siradan olaylardandir. Ancak kisi saglikli iken egzersizler yapar ve asagida belirtecegimiz ögütlerimize harfiyen riayet ederse, bel fitigina yakalanma bu hastaligin nüksetmesi riski en aza indilmis olur.
Bel sagligi için 50 tavsiye
Hikayesinde bel fitigi veya baska bir sebebe bagli bel rahatsizligi bulunan bir hasta ister operasyon geçirmis, isterse geçirmemis olsun, günlük hayatinda yapilmasi ve yapilmamasi gereken hareketleri bilmek zorundadir.
1- Cisimleri bir yerden baska bir yere tasirken belinizin egik degil de dik bir pozisyonda olmasina dikkat ediniz.
2- Herhangi bir agirligi tasimaniz gerekirse yükü vücudunuza simetrik olarak paylastirdiktan sonra tasiyiniz.
3- Agir bir yükü kaldirmayi denemeyiniz.
4- Hafif dahi olsa yerden bir cismi alirken dizlerinizi kiriniz ve çömelerek aliniz.
5- Sandalye veya koltukta otururken dik bir pozisyonda olmaya gayret ediniz ve bunu aliskanlik haline getiriniz.
6- Bir esyayi alirken ona dogru uzanmayiniz, yanina iyice yaklasiniz ve öyle aliniz. Bir cismi yerden alirken de önce onu bedeninize dogru yaklastirip sonra yükseltiniz.
7- Iki kisi iseniz ve bir esyayi iki ucundan tutarak tasimaniz gerekiyorsa, birbirinize haber vermeksizin esyanin bir ucunu asla birakmayiniz.
8- Bir cismi kaldirmadan önce onun ne derecede agir oldugunu tahmin etmeye çalisiniz, ondan sonra yaklasiniz. Kaldirma islemi ne geçmeden önce onu hafifçe yoklayarak bir kez de test ediniz ve agirligi hakkinda tam bir fikir edindikten sonra kaldiriniz.
9- Cisimleri bedeninizle degil de önce beyninizle kaldirdiginizi unutmayiniz. Bunun için, agir bir yükü mutlaka kaldirmaniz gerekiriyorsa, haltercilerin yaptigi gibi, çok iyi konsantre olunuz.
10- Ayakta iken belinizi saga ve sola dogru rotasyon yaptirip egilerek yerden bir sey almayiniz.
11- Agir bir cismi bir yerden bir yere çekerek veya iterek tek basiniza götürmeyiniz.
12- Merdivenlerden inerken bastiginiz basamaklara çok dikkat ediniz. Bazen son basamaga geldiginizi sandiginizda bir basamak daha vardir ve siz farkinda olmadan tüm vücudunuzla asagiya dogru düsersiniz. Iste bu çok tehlikeli bir harekettir, bundan kaçininiz.
13- Elinizi, yüzünü yikarken lavaboya dogru egilmeyiniz, bezi olabildigince dik tutmaya gayret ediniz. Bu yüzden evinizdeki lavabolarin biraz daha yüksekçe olmasini saglayiniz.
14- Çocuklariniz okula giderken çantalarinda az yük tasitmaya çalisiniz. Bunun için sadece o günkü dersleri ilgilendiren kitap ve ders gereçlerini yanlarina almalari konusunda onlari egitiniz.
15- Ütü yaparken tek ayaginizin altina 15-20 cm. yükseklikte bir cisim koyarak hafifçe yükseltiniz, belinizin rahatladigini göreceksiniz.
16- Elektrikli süpürgeyle veya paspasla yerleri temizlerken öne dogru egilmeyiniz ve belinizi dik bir pozisyonda tutmaya gayret ediniz.
17- Saglikli iken düzenli olarak spor yapiniz. Yüzmeye önem veriniz, yürümeyi ihmal etmeyiniz.
18- Her gün ez az 15 dakika yürüyünüz.
19- Bir defa bel rahatsizligi geçirmis ve iyilesmisseniz, uzman doktorun size verecegi egzersizleri aksatmadan yapiniz.
20- Saglikli iken de her gün hiç aksatmadan kaslarinizi güçlendirici egzersizler yapiniz.
21- Egzersizleri, altinda sunta veya tahta bulunan hali veya battaniye gibi sert bir zemin üzerinde yapiniz.
22- Egzersiz hareketlerinin sayisini gün geçtikçe yavas yavas artiriniz. Baslangiçta asiriliga kaçmayiniz.
23- Spor ve ya egzersiz yaparken ani ve zorlayici hareketlerden kaçi niniz.
24- Egzersiz sonrasinda siddetli ve 15 dakikadan fazla süren bir rahatsizlik ortaya çikarsa uzman doktora danisiniz. Bir saati geçen rahatsizlik söz konusu ise o hareketi yapmayiniz.
25- Hergün beyaz peynir veya bir tabak yogurt yemeyi adet haline getiriniz.
26- Eger kilonuz fazla ise ve bunu bir türlü veremiyorsaniz, bir uzman doktor ve diyetisyene basvurunuz. Gerekirse psikologdan da yardim isteyerek, kararli bir sekilde kilolarinizi veriniz.
27- Uzman hekime danismadan bel korsesi kullanmayiniz. Çelik balenli korselerin uzun vadede bel ve karin adalelerini zayif birakacagini unutmayiniz.
28- Kesin teshis konulup bel agrinizin nedeni anlasilmadan belinizi asla çektirmeyiniz. Bunun bazen felce kadar giden sonuçlara yol açtigini unutmayiniz.
29- Uzüntü ve streslerin bel saglinizi da olumsuz yönde etkiledigini bilerek ruh sagliginiza özen gösteriniz. Ailevi, sosyal veya is hayatinizla ilgili problemlerinizi çözmek için gerekirse ilgili doktor ve sahislardan yardim isteyerek köklü bir çözüme gidiniz.
30- Vücut agirliginizi sürekli kontrol altinda tutunuz. Alinan her fazla kilonun vücudunuz ve beliniz için ilave bir yük oldugunu, bunun da belinizin biyomekanigini olumsuz yönde etkiledigini unutmayiniz.
31- Uzun topuklu veya topuksuz ayakkabi giymeyiniz. Ayakkabinizin topuklari normal olsun.
32- Sandalye veya koltuga oturmak için kendinizi oturaginizin üstüne sanki düsüyormus gibi, aniden birakmayiniz. Yavas yavas, kontrollü olarak oturma pozisyonuna geçiniz.
33- Sandalye veya koltukta otururken, bir cismi -hafif dahi olsa- öne dogru egilerek yerden almayiniz.
34- Yan veya sirtüstü pozisyonda yatarak uyuyunuz. Yüzüstü yatmayiniz.
35- Yataginiz sert olsun. Vücudu degisik sekillere sokan, stabil olmayan yumusak yataklar saglikli degildir. Altinda sunta veya tahta olan yataklar ile kaliteli ortopedik yataklari tercih ediniz.
36- Doktorunuz mutlak yatak istirahati vermisse, 2 veya 3 hafta kesinlikle istirahat ediniz. Bu süre içinde agriniz artiyor, durumunuz kötüye gidiyorsa, doktorunuza bildiriniz.
37- Mutlak sert yatak istirahatinde iken ayaklarinizin altina birkaç yastik koyarak yükseltmeniz daha iyi olacaktir. Bu esnada yemeklerinizi yatarak yiyebilirsiniz.
38- Sirtüstü yataginizda veya bir halinin üzerinde uzanirken bacaklarinizi dizlerinizi kirarak yukariya dogru toplayiniz. Bu pozisyonda beliniz daha çok rahatlar ve agrilariniz daha çabuk geçer.
39- Beliniz agriyor ve özellik le de agri bacaginiza vurmaya baslamis ise vakit geçirmeden uzman doktora basvurunuz. Doktor olmayan kisilerle kaydedeceginiz vaktin bazen telafisi mümkün olmayan zararlara yol açabilecegini unutmayiniz.
40- Saglikliyken, günlük yasantinizda tembel olmayiniz, hareketli olmayi tercih ediniz.
41- Isyerinde devamli oturarak çalisiyorsaniz, bunun beliniz için sakincali oldugunu biliniz. Bu nedenle arasira kalkip dolasiniz. Çünkü oturur pozisyonda iken belinize binen yük, ayakta iken oldugundan belirgin sekilde daha fazladir. Hatta yapilan arastirmalarda günlük mesaisinin büyük bir kismini oturarak geçirenlerde bel fitigina ya kalanma riskinin ayaktakilere oranla daha fazla oldugu tesbit edilmistir.
42- Bacaklariniz düz pozisyon dayken, ayakta dimdik uzun süre hareketsiz kalmayiniz.
43- Daha önce bel rahatsizligi geçirmisseniz, güres, boks, judo, futbol gibi mücadele sporlarindan ve halter gibi ugraslardan uzak durunuz. Bunlarin yerine yürüme ve yüzme gibi sporlari tercih ediniz.
44- Çocuklariniz hizli gelissinler diye asiri antrenman veya gereginden fazla spor yaptirmayiniz.
45- Çocuklariniz oturarak ders çalisirlarken onlari öne ve ya yana egik durmamalari konusunda sik sik uyariniz.
46- Raflardan kitap veya herhangi bir esyayi alirken önce ayaginizin altina yükseltici bir sey koyunuz ve o esyanin hizasina yükseldikten sonra aliniz.
47- Yürürken veya ayakta dururken vücudunuzun dik bir pozisyonda olmasina özen gösteriniz.
48- Ayakkabinizi baglamaniz veya benzer bir hareket yapmaniz gerekiyorsa, çömelerek ve ya yüksekçe bir cismin üstüne basarak yapiniz.
49- Otomobil kullanirken koltugunuz sert olsun, arkaya dayandiginizda koltuk belinizi desteklesin ve adeta kavrasin. Uzun yola çikarken de belinizi ince bir yastikla destekleyiniz.
50- Yataktan kalkarken önce tam yan dönünüz, daha sonra ellerinizle yandan destek alarak oturur pozisyona geçiniz ve öyle kalkiniz.
Bel için egzersizler
Genel saglik açisindan oldugu gibi bel sagligi için de sporun ve saglikli iken yapilacak egzersizlerin önemi büyüktür. Bel, sirt ve karin adelelerini güçlendirmek için gerekli olan spor ve hareketlere ömür boyu devam edilmelidir. Ancak bel fitigi gelismesine zemin hazirlayabilecek veya bizzat neden olabilecek mücadele sporlari yerine, yüzme, yürüme ve bisiklet sürme gibi sporlar tercih edilmelidir. Yüzlerce egzersiz hareketi içerisinden de rastgele hepsini yapmak yerine belirli hareketlere öncelik taninmasi gerektigini düsündügümüzden, bele fazla yük bindirmeyen ve gelismekte olan bir bel fitiginin ilerlemesine neden olmayacak en emniyetli alti adet hareketi sizler için seçtik. Hikayesinde daha önce geçirilmis bir bel rahatsizligi bulunan veya bel fitigina muhtemelen aday olan kimselerin kendileri için emniyetli olan bu hareketleri yapmalari faydali olacaktir. Ancak egzersizler yapilirken dikkat edilmesi gereken bir takim hususlar vardir:
Egzersizler; havasi temiz bir ortamda (Hava müsaitse evde pencereler açilabilir) altinda sunta veya tahta bulunan hali veya battaniye gibi sert bir zeminde yapilmalidir. Yumusak veya deforme olabilen yataklar üzerinde egzersiz ve spor yapilmamalidir.
Bel fitigi rahatsizligina yakalananlar hastaligin agrili döneminde bu hareketlere baslamamali, istirahati tercih etmelidir. Sikayetler geçtikten sonra doktora danisilmali ve egzersizlere ondan sonra baslanmalidir.
Egzersizlere baslaninca ilk günden itibaren çok çabuk bir iyilesme beklenmemeli, sabirla hareketlere devam edilmelidir. Hareketlerin sayisi ve tempo gün geçtikçe yavas yavas artirilmalidir. Baslangiçta asiriliga kaçarak daha kötü bir duruma düsülmemelidir.
Konunun uzmani olan doktor baska sekilde tavsiye etmemis ise ilk bir ay her hareket günde bes defa yapilmalidir. Daha sonra her ay hareketler beser beser artirilarak egzersizlere devam edilmelidir.
Ani ve zorlayici hareketlerden uzak durulmalidir. Sizin için seçtigimiz asagidaki alti çesit egzersiz risksiz olup, daha çok bunlar tercih edilmelidir.
Hareketler esnasinda veya sonrasinda normalde mevcut agrinin artmamasi gerekir. Bu yüzden egzersiz sonrasi, siddetli ve 15 dakikadan fazla süren bir rahatsizlik ortaya çikarsa doktora danisilmalidir.
Rahatsizlik bir saatten fazla sürüyorsa o hareket egzersiz programindan çikartilmalidir.
Bel fitigi ameliyati olanlar operasyonun üzerinden üç hafta geçmeden egzersizlere baslamamali, daha sonra baslayarak her hareketin sayisini yavas yavas artirmalidirlar.
Bu bilgiler haricinde hastanin kafasin da herhangi bir soru olusursa, uzman doktor hiç tereddüt etmeden hemen aranmali ve yanlis bir is yapmaktansa konunun dogrusu uzman hekimden ögrenilmelidir.
Sonuç
Bütün bu yazip çizdiklerimizi kisaca özetlememiz gerekirse, görülüyor ki önemli olan sagligimiz konusunda bilgilenerek gerekli tedbirleri önceden almak ve hastaliga hiç yakalanmamaktir. Bunun için de bel sagligi ile ilgili olarak yukarida belirtmis oldugumuz tavsiyelere henüz saglikli dönemde iken riavet etmeye baslanmalidir. Ancak bütün bunlara ragmen bel fitigina yakalanmama diye bir garanti söz konusu degildir. Çünkü burada dis faktörlerin yaninda kisilere ait faktörler de önemli rol oynarlar.
Diger taraftan bel fitigina yakalanmis olmak herseyin sonu demek degildir. Sonuçta bel fitigi, ameliyat gerekse de gerekmese de uygun ve yeterli bir tedavi ile iyilesebilen bir rahatsizliktir. Onun için bir kiside bel ve/veya bacak agrisi varsa, hiç vakit kaybetmeden doktora müracaat edilmelidir. Neticede hasta, doktor ve bu olayda rol alan herkes üzeri ne düseni bilimsel olarak hakkiyla yerine getirmeli ve riskler en alt düzeye indirilmelidir.
